Kıymetli Dinarlılar;
Ve geleceğimizin mimarı olan değerli öğretmenlerimiz ve geleceğimiz olan sevgili öğrencilerimiz;

Bugün Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle Cumhuriyetimizin 95. yılına eriştiği en büyük millet bayramıdır,
Cumhuriyet Bayramımız Kutlu olsun!

Kıymetli Dinarlılar, sevgili gençler;
 
Cumhuriyetimizin ne şartlarda kazanıldığını ve kurulduğunu hatırlamakta yarar vardır. Geçmişini bilmeyen milletlerin geleceğini kurabilmesi mümkün değildir.
Bir ülke ve millet düşünün yıllar yılı yanmış yıkılmış gençe yaşlı cepheden cepheye savaşlarda yitip gitmiş Çanakkale savaşında Hey Onbeşliler türküsünde bahsedildiği gibi 15 yaşındaki çocuklar dahi askere alınıp cepheye gönderilerek Türk milletinin nüfusu 8-10 milyona kadar düşmüştü.
 Bütün bu fedakârlık ve acılara rağmen Sevr anlaşmasıyla devletimiz yenik sayılmış, düşman devletlerin savaş gemileri padişahın oturduğu Dolmabahçe Sarayının açıklarına demirlemiş, vatan dört bir taraftan işgal edilmiş, bütün kalelerine ve tersanelerine girilmiş toprakları emperyalist güçler tarafından pay edilmiş, orduları dağıtılmıştı. 

Bin yıllık Türk yurdu olan Anadolu paramparça ve başsızdı. Milletin kendine güveni yok olmuş, çaresizlik içindeydi. Artık dünya kamuoyunda Türklere tarih sahnesinden silinecek ve yurdu taksim edilecek bir ulus gözüyle bakılıyordu.

Vatan ve millet şairi M. Akif Ersoy'un Bülbül şiirindeki dizelerinde belirttiği gibi bütün vatanseverler şu duygular içindeydi;
Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda
Bugün vatansız bir serseriyim öz diyarımda

Vatan Şairi Namık Kemal soruyordu;
 
Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini
Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini.(vatan evladı)
 
Mustafa Kemal Paşa ise cevaben şöyle diyordu;
 
Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini,
Bulunur kurtaracak bahtı kara maderini.(vatan evladı)
 
İşte böyle dururumda ‘Umutsuz durum yoktur, Umutsuz insan vardır’’ diyerek Mustafa Kemal Paşa Samsun'a çıktı ve kurtuluş mücadelesi başladı.
 'Ya istiklal ya ölüm'' parolasıyla yani esir yaşayacaksak, manda altında yaşayacaksak ölelim daha iyi inancıyla başlatılan Kurtuluş savaşımız büyük yokluklar, sıkıntılar içinde yapılmıştır.
 
Bu istiklal mücadelesinde cephede göğüs göğüse çarpışan şehit ve gazilerimizin, cepheye kağnılarla yiyecek ve silah taşıyan kadınlarımızın, çocuklarımızın emeği vardır.

Bu öyle bir mücadeledir ki yeri gelmiş yarı aç yarı tok, yalınayak, bin bir imkânsızlıklar içinde kazanılmıştır.
 
Şairin deyimiyle milli mücadelemizin şiarı şu olmuştur;
 
" Zulmün topu var, güllesi var, kal’ası varsa;
Hakkın da bükülmez kolu, dönmez yüzü, sarsılmaz imanı vardır."
 
İşte böyle bir mücadele milli birlik beraberlik ruhu içinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün eşsiz önderliğinde kazanılan İstiklal Harbimizden sonra milletimizin en ideal ve kendine uygun idareye kavuşması hakkıydı ve kaçınılmazdı.
Türk milleti yeni bir iman ve kesin bir milli azimle yeni bir devlet kurmuştu ve bu devletin dayandığı esaslar tam bağımsızlık ve kayıtsız şartsız milli egemenliktir, öyle olmuştur ve öyle kalacaktır.
 
Kıymetli Dinarlılar, sevgili öğrenciler;
 
Kısaca özetlemeye çalıştığım gibi bizden önceki Cumhuriyeti kuran nesil üzerine düşeni yapmıştır, onu yaşatacak ve daha da yükseltecek olan bizleriz. Tarihimizle övünmeli, bu kuru bir övünç olarak kalmamalı, bizlerde üzerimize düşeni yapmalıyız.
 
Öncelikle bu ülkenin birliğine, beraberliğine, bütünlüğüne milli iradeye hepimiz sahip çıkmalıyız. Millet iradesini hiçe sayan her uğursuz teşebbüs ve hareket bu asil milleti asla geçemeyecek ve aşamayacaktır. Yakın zamanda yaşanan hadiseler karşısındaki milletimizin asil tavrı bu durumu bir kez daha teyit etmiştir.Devletimize ve Vatanımıza sahip çıktığımızda bu ülkede mutlu müreffeh ve güven içinde yaşayabiliriz. Bunun yolu da yorulmadan asla vazgeçmeksizin çok çalışmaktır.

Ulu Önder Atatürk'ün dediği gibi;
 
 ''İki Mustafa Kemal vardır: Biri ben, et ve kemik, geçici Mustafa Kemal... İkinci Mustafa Kemal, onu "ben" kelimesiyle ifade edemem; o, ben değil, bizdir! O, memleketin her köşesinde yeni fikir, yeni hayat ve büyük ülkü için uğraşan aydın ve savaşçı bir topluluktur. Ben, onların rüyasını temsil ediyorum. Benim teşebbüslerim, onların özlemini çektikleri şeyleri tatmin içindir. O Mustafa Kemal sizsiniz, hepinizsiniz. Geçici olmayan, yaşaması ve başarılı olması gereken Mustafa Kemal odur!
 
Değerli Dinarlılar, Sevgili öğrenciler;
 
Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir fendir. Cumhuriyet fazilettir ve erdemli yurttaşlarla yükselen bir idaredir.
Gerçek manada cumhuriyet ve demokrasi kişisel çıkarları kadar kamuya, topluma ait çıkarlarını da düşünen ve ahlaklı, dürüst, açık fikirli, birey ve vatandaş olma yetkinliğine ulaşmış, söylenmeyen-söyleyen, soran-sorgulayan medeni insanların yaşadığı toplumlarda anlam kazanır.
Biz ülkemizi, cumhuriyeti ve demokrasiyi çok seviyoruz.
 Bu bayrak altında ebediyete kadar birlik ve beraberlik içinde yaşamak istiyoruz.
 
Değerli Dinarlılar;
Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını ve gazilerimizi şükranla anarken, vatan ve millet uğrunda şehitlik mertebesine ulaşan tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz ve onlara emanetlerine sahip çıkacağımıza dair söz veriyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk' ün 10. yıl nutkunda belirttiği gibi ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, mutluluklarla, huzur ve refah içinde kutlamayı gönülden diliyor;

Sevgi, saygıyla hepinizi selamlıyorum.
                                                                                          Selami KAPANKAYA
                                                                                          Dinar Kaymakamı